Translate

Bumerang - Yazarkafe

23 Ocak 2010 Cumartesi

vanilyalı

Büyük konuşmanın kötülüğünden bahsedildiğinde burun kıvırır; "saçma,bırakın bu hurafeleri derdim" ve hep büyük laflar ederdim-ki sen sus derdin de ben gülerdim- inadına inadına.Şimdi senin haklılığından demleniyor ve her güzel hatıran gibi buruk bir içle adını telafuz ediyorum;sadece kendime-artık kimse seni duymak istemiyorum ya da benim ağlak halimden sıkıldılar-ve sadece yalnızken.
Hatırlar mısın-nerden hatırlayacaksın ki,seni tanımadan önceydi- bir arkadaşla yine her zaman ki beylik tartışmalardan birinde;"kadın dediğin çiçek kokmalı,ne öyle şekerli,vanilyalı kokular.Pasta mı ki bu vanillya koksun" demiştim.Ve sen-hala bilinç altımda temizlenmesi mümkün olmayan- harika kokunu hayatıma taşıdığında asla anlamamıştım-müptelası olmadan önce- vanilya koktuğunu.İlk kez söylediğin anı hatırlıyordum da;"neden gülüyorsun ya,biliyorum çocuksu bişey ama seviyorum" deyip de bana küsmüştün;sana değil di gülmem kendimeydi;büyük konuştuğuma pişman eden hayatın cilvesineydi.Kendimi affettirmek için sana hediye olarak aldığım ilk-senden sonra da defalarca aldım-parfümünü alırken,dükkandaki halime hala gülerim ama bu kez içim acıyarak.
Kaç gece yastığımdaki teninin izleri silinmesin diye senin kokunu sıktım,yastığıma evimin her yanına.Defalarca,gittiğim dükkandaki kızların yorumlarına kulaklarımı tıkadım;"neden başka bir koku denemiyorsunuz,bunu sadece küçük kızlar kullanıyor" dediklerinde,beni mi yaşlı görüyorlar yoksa senin tercihine mi hakaret ediyorlar bir türlü anlamıyordum,bu yüzden tepkisiz dükkandan çıkıyordum.
"ondan gelmiyor,sanırım artık üretmiyorlar" dediği ilk an,kıza nasıl tepki verdiğimi hatırladıkça o dükkanın yakınlarından dahi geçmemem gerektiğini kendime ödev diye yazıyorum.

Pasta kokmalıymış sevgili,vanilya da bir çiçekmiş ve büyük konuşmak pişmanlık nedeniymiş...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder